Biyogaz Enerji

Biyogaz Nedir ?

Biyogaz, organik maddelerin hava ile temasının engellenmesi (anaerobik) suretiyle, bakteriler tarafından parçalanması (bozunması) esnasında açığa çıkan metan (% 45-70) ve karbon dioksit (% 25-55) gazlarından oluşur.

Biyogaz, sadece hayvansal veya bitkisel, yani organik hammaddelerden elde edilmektedir: Biyolojik atıklar, gıda sanayii kaynaklı organik atıklar, mısır veya şeker pancarı gibi enerji bitkileri ile hayvan besiciliğinde oluşan hayvansal dışkılar biyogaz tesislerinde hammadde olarak kullanılabilir.

Ete, süte ve yumurtaya yönelik olarak özellikle de geçen on yıl içerisinde artan talep, Türkiye’deki hayvan yetiştiriciliğinin giderek yoğunlaşmasına yol açmıştır. Tarım arazileri bulunmayan veya küçük olan ve sayıları giderek artan tarımsal işletmeler, ortaya çıkan hayvansal dışkıları genelde muntazam olarak değerlendirememektedir. 

Şekil 1 de gösterildiği üzere, biyogaz tesislerinde,hayvan dışkıları, tarım artıkları, peynir altısuyu gibi maddeler , dengeleme havuzunda karıştırılarak çürütücülere (fermenter, digester veya reactor olarak ta adlandırılır) beslenirler. Çürütücüde 30-40 gün arası 40-55°C sıcaklıkta bekletilen atıklar, bu süre içerisinde kısmen bozunurlar ve bu esnada ortaya çıkan biyogaz sistemden çekilerek, gaz motorlarında elektrik ve ısıya dönüştürülür. 

Çürütücülere günlük olarak besleme yapılır ve aynı miktarsa atık dışarıya alınarak , gübre deposuna beslenir ve ihtiyaca göre sıvı veya katı gübre olarak kullanılır.  Üretilen elektrik, şebekeye verilirken, ısı ise sera, tahıl kurutma, gübre kurutma veya sanayide/konut ısınmasında kullanılır.  Gaz motorlarında meydana gelebilecek arızalara karşı, metan salımına sebep olmamak için önlem olarak biyogazın yakılması için yakma bacası (flare) bulunur. 

Avrupa’da ve Türkiye’de Biyogaz

 

Yenilenebilir enerji kaynağı olarak biyogaz özellikle son on yılda birçok ülkede ciddi derecede önem kazanmıştır. Halihazırda Almanya’da toplam elektrik gücü 2,8 Gigawatt'ı bulan yaklaşık olarak 7.000 tesis faaliyet göstermektedir. Bir başka deyişle, bütün özel konutların % 13’ünün elektrik ihtiyacı bu şekilde biyogaz vasıtasıyla karşılanabilmektedir. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,2016). Avrupa’da mevcut tesis sayısı ise 2015 yılı itibarı ile 17500 civarındadır ve artmaya devam etmektedir

 

Türkiye’de de biyogaz üretimine dönük büyük ve şimdilik geniş ölçüde kullanılmayan bir potansiyel bulunmaktadır. Alman Biyokütle Araştırmaları Merkezi (DBFZ) tarafından Türk uzmanları ile işbirliği içerisinde hazırlanan, Türk-Alman Biyogaz Projesi kapsamında yer alan bir araştırmaya göre, Türkiye’nin elektrik ihtiyacının azami % 12’si biyogazdan elde edilebilir. Teknik biyogaz potansiyeli içerisinde yaklaşık olarak % 40’lık bir orana sahip olan sığır gübresi (katı ve sıvı faz karışık) ve tavuk gübresi en önemli hammaddeyi teşkil etmektedir.

 

 

Türkiye’de 2016 sonu itibarı ile biyokütle ve organik atıklardan elektrik üretimi amaçlı yaklaşık 57 tesis ve 50 civarı atıksudan ve organic atıklardan biyogaz üreten tesis  bulunmaktadır. Biyogaz tesisleri, sadece enerji üretim tesisleri olarak değil, aynı zamanda çevre için önemli bir sorun olan organik atıkların bertarafı ve katma değerli yan ürünlere dönüştürülmesi açısından da önemlidir.

2011 yılında çıkarılan Yenilenebilir Enerji yasası kapsamında sağlanan teşvikler haricinde, birçok kalkınma ajansı, TÜBİTAK, TKDK ve  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gibi kurumlar biyogaz tesislerinin artması için hibeler ve destekler sağlamaktadır.

Sürdürülebilir bir Çözüm olarak Biyogaz

 

  • Biyogaz tesisleri, tarımsal kaynaklı sera gazı (metan) salımlarını engelleyerek, emisyon azaltımına katkıda bulunurlar
  • Üretilen elektirk ve Isı, fosil yakıtları ikame ederek, hem dışa bağımlılığı azaltır, hem de karbondioksit ve diğer kirleticileri önler
  • Biyogaz tesislerinde üretilen elektrik ve ısı ,bölgesel  enerji altyapısının güçlendirilmesine katkıda bulunmaktadır.
  • Çevreyi kirleten atıkların ekonomik değere dönüşmesi ve istihdam yaratılmasını sağlar
  • Tesisten yan ürün olarak elde edilen gübre, toprağın yapısını düzenler ve kimyasal gübrelere ihtiyacı azaltır. Biyogaz tesislerinden elde edilen gübre, yaklaşık %10 daha verimlidir.
  • Kokuyu önler ve daha sağlıklı ve hijyenik yaşam alanları oluşmasını sağlar
  • Elde edilen atık ısı, sera, tahıl kurutma veya konutların ısınmasında kullanılabilir.
  • Azot ve Fosfor gibi kirleticilerin, toprağı ve yer altı sularını kirletmesini engeller
  • Sinek oluşumunu ve hava yoluyla insanlara ve hayvanlara bulaşan diğer hastalıkları engeller.
  • Patojen ve yabani bitki tohumları yok edilir.
 

 

 



Sayfa Kategorisi: Yenilenebilir Enerji